24 Aralık 2012 Pazartesi

Bi Defolun Gidin Diyemediğim İçin

başıma gelen herşey yaşadığım her ne varsa defolun gidin diyemediğim için
anlayışsız bir yığın yaknın
anlayışsız bir yğın gereksiz arkadaşlar
anlayışsız bir yığın eş dost o bu şu
illa belirtmek olmamalı ve değildir kişiye kendine bırakmak
ne bırakın kendime

8 Aralık 2012 Cumartesi

Salonda-Mutfakta-Yatakta Nerede Bu "Kadın"?

kadınlık olgusundan anladığı cinsel bir takım temalar olan kadınlar ciddi bir karmaşa yaşıyor sonra ceremesini hemcinslerine çektiriyor pes!

Son birkaç yıldır kadınların "kadın" kavramına ilişkin tanımları, duruşları ve yaklaşımları farkında olarak yahut olmayarak bir şekilde dikkatimi çekiyor. Çocukluğumdan daha doğrusu ortaokuldan beri kadın kelimesini cinsiyet manasından çok uzakta anlamlandırdığımı ve bu yönden kullandığımı fark ettim. Geçenlerde bir anket vardı cinsiyet soruluyor arkada ki arkadaşların birbirine sorusuna tanık oldum "sen cinsiyete kız mı yazacaksın, bayan mı" yahu kadın-kız-bayan senin için ne mana ifade ve niçin rahatsız ediyor hiç düşündü mü diye sorasım geldi baktım konu uzayacak sustum.

Gel gör ki inkar edemeyeceğimiz bir gerçek var; kadın olmak bekaretle doğrudan ilişkili bir tanım-kavram olarak kullanılıyor. Bana gelince yok efendim böyle bir durum. Asıl karın ağrıma dönecek olursam ki bunu sırf seni sıkmak istemediğim için yapıyorum:

hatunun biriyle tanışıyorum yaklaşık bir yıldır adı ananas. bakımlı bakımlı hani maaşını kuaföre yediriyor desem atmış olmayacağım üstüne yemin etsem başım ağrımayacak her neyse yazın plaja gittik plajda ki hatunları eleştirdi "şunlara bak kadınlıktan dişilikten anlamıyor" hatta bazen erkek arkadaşlarla bir yerlere gittiğimizde ne hikmetse ananas'la muhabbet bir şekilde kadın-erkek ilişkisine bodoslama dalmış oluyor. "sen kadın görmemişsin oğlum", "benim gibi kadını buldunuz..." vb vb vb eeee hatunum sonra lan daha kadın kelimesini tanımlayamıyorsun üzerinde iki dakika zahmet edip düşünmemişsin zira kadınlık sadece bacaklarının arasında, kafatasının dışını süslemekten içine vakit ayıramamışsın kadınlıktan bahsediyorsun. Gündüz öğle yemeğindeydik dayanamadım ağzımdan kaçırdım; "hani salonda hanımefendi, mutfakta aşçı, yatakta orospu var ya he işte bunun manası sandığımızdan daha zahmetli daha özverili daha sorumluluk yükleyici sence irdelesek ne çıkar?"

ananas la hadi kalk hepimize bir iyilik yap varlık sebebini düşün söz kanaat kullanıp yüz vereceğim... yeter ki artık şu beyin masturbasyonunu yaparken bizi rahat bırak

3 Aralık 2012 Pazartesi

Susmanın Bedeli Kaç Para

En uzak yıldızım... Yalnız... en uzakta duruyorum sana borçlu muyum inan bilmiyorum. Ömrüm tamamlanmıyor iyice kayıyor ellerimde sabun misali... sağır yaralar kabuk bağlayamadı halen içimde... Zehir zemberek saçmalıklara gebe gibiyim öyle bir mide bulantısı öyle bir baş dönmesi garip bir ekşiye aşermesi...

Başlayan yangınların yalnız kaldığım yerimde. İçim acıyor ürperiyor geberten bir sessizlikle... Varlığından umduklarım da bulduklarım da aynı kıtanın ülkesi gibi oysa...

Analatabiliyor muyum?

ve anlatabilmek bazen en çok kendine
Ne garip hiç bitmeyeceğini sandığın mutluluklar, asla mutlu olamayacağını sandığın acıdan kıvrım kıvrım kıvrandığın acılar, bir anda bitiveriyor... hiç yaşayamam artık sandığın ne varsa yaşıyorsun da anlamıyorsun bile...
işte bu sebepledir kimse yokmuş, hiç olmayacakmış, gibi tek başına güçlü olmaya önem verenlerdenim ben... çok yaralarım var, çok hayal kırıklıklarım, çok başarısızlık tattım, o kadar çok düştüm ki ama inan pişman değilim zira hepsinde tek başımaydım... kimseyi suçlayamadım bu sebeple günahım ve sevabım hep kendime oldu. kendimle gurur duydum kendimden tiksindim kavgam hep kendimle oldu bu benim... kimseyi karıştırmadım.
Ama onlara çok değer verdim aslında bir demlik çayı paylaşmak, mutsuzluklarında omuz olmak, başarılarında takdir etmek en büyük zevkim oldu. buna rağmen asla yönlendirmedim onları sadece yorum istediklerinde yorum yaptım haddimi aşmadan. zira ben sadece bedeniyle ruhunu pişirebilmiş insanları sevdim sevdiğim için böyle olmak çabasına düştüm. iyi mi ettim kötü mü bilmem sadece sustum konuştuklarında sarıldım zamanı geldiğini hissettiğimde ve bazısında ağlayan suratlarını göğsüme gömdüm doya doya kusabilsinler diye... kim bilir belki bende bunları aradığım ihtiyaç hissettiğim için böyle yaptım.. ve tekrarlayayım hiç yönlendirmedim, yargılamadım suratlarına avaz avaz bağırarak, bilmişlik taslama derdine düşmedim kendim bir hiçken...

İstadim ki tek başıma kazanayım paramı kimseye minnetim olmadan, tek başıma güçlü ben olayım, kimsenin çevresinden değil yeri geldiğinde kendi çevremden bahsedeyim eşimin en üst düzey yönetici olması değil benim en üst düzey yönetici olmam önem arz etti bende...

bilmem anlatabildim mi?